Kalp sohbetleri: Ruhsal Uyanış
(Bu alanda paylaşılan yazılar, Öznur Hoca'nın kalbi ile yaptığı sohbetlerden aktarımlardır.)
Ruhsal uyanış üzerine bize aktarmak istediklerin var mı?
Genelde uyanış kişinin farkındalığının geçmiş ve gelecek ekseninden ayrılıp şimdi anına köklenmesiyle başlar. Kalıplardan, günlük seçimlerden, sıfatlardan, kimliklerden, bu yaşamda başarılan veya kaybedilenlerden bağımsız olarak kendini görme ve anlama çabasıyla genişleyerek yaşama yayılır.
Uyanış bir sabah her şeye farklı bir gözle bakmak değildir, içsel arayışa izin vermek ve onunla dönüşebilmektir. Egonun sizi yönlendirdiği kavgalardan sıyrılarak dengede kalmanın sevgiye hizalı yollarını keşfetmektir. Kurban bilinci ile deneyimlediğiniz gerçekliğinizi koşulsuz sevgi frekansına adım adım çekmektir.
Bugünlerde giderek daha fazla insan uyanış sürecine geçiyor, kendilerine hizmet etmeyen parçaları daha net görebiliyor ve yaşam deneyimleriyle onları dönüştürüyor. Uyanış yanında birçok farkındalığı getirdiği için kişinin kendisi ile çalışmasının yollarını bulması bu süreçte ilerlemesini kolaylaştırır. Kalbinizi açmanızı sağlayacak her şey size destektir. Hiçbir teknik bir diğerinden daha güçlü veya özel değildir. Her şey sizin niyetinizle, titreşiminizle, yaratmak istediklerinizle hizalıdır. Tabi ki yolunuza hizmet etmeyen birçok yol ve yöntem de vardır ya da sunulan bazı alternatifler sizi desteklemeyecektir.
Kalp sesinizi dinlerseniz, yani içinizdeki onay mekanizmasını, o size ihtiyacınız olan yönlendirmeyi verecektir. Etrafınızda sizi seven şefkatli bir sistem vardır, siz unuttuğunuzda onun size kendini hatırlatmasının tek yolu yardım istemek ve güvenmektir.

Uyanışın ilk aşamasında korku ve yalnızlık hissedilip deneyimlenebilir. Bu normaldir, kişi kendinden daha büyük bir gerçekliğe olasılık verdiğinde korkuya kapılır çünkü bu his ona doğumunu hatırlatır, yani en son ölüme benzer bir deneyim yaşadığı süreci. Bir gerçeklikten bir başka gerçekliğe yolculuğu bu dünyada ilk kez doğarken yaşarsınız. Sahip olduğunuzu bile bilmediğiniz birçok özelliğiniz sizi geçtiğiniz gerçeklikte hayatta tutar. Uzun süre bakım görür ve desteklenirsiniz. Uyanış da buna benzer bir senaryoda gerçekleşir.
Öncelikle tıpkı anne karnında hissettiğiniz gibi bulunduğunuz yerde sıkışmaya başlarsınız. Deneyimleriniz size artık orada kalamayacağınızı ve daha geniş bir alana ihtiyacınız olduğunu anlatmaya çalışır. O ilahi zaman geldiğinde doğum veya uyanış başlar. Tıpkı bir doğum kanalı gibi öncelikle karanlıkla ve sıkışıklığın arttığı bir süreçle karşılaşırsınız. Bu tünelden geçerken zihin sizi eski alanınıza çağırmak, bildiği güvenli sınırlara tutunmak isteyebilir. Terk ettiğiniz alana karşı derin bir özlem hissedebilir ve geri dönmek isteyebilirsiniz. Doğum sürecinde bu aşamada geri gidemezsiniz ancak uyanış sürecinde tüm irade sizdedir ve dilerseniz o sıkışık konumunuza geri dönebilir, önünüzdeki yolun çok daha zor olduğuna inanabilirsiniz. Oysa bu dar ve karanlık tünelden geçmenizin bir sebebi vardır: Kendi mevcudiyetinizi anlayabilmek ve varlığınızı olabildiğince çok sahiplenebilmek. Uyanışınızın titreşimini belirleyecek olan, tam da bu karanlık alandaki teslimiyetinizdir.
Bu tünelden çıktığınızda tıpkı doğumunuz sonrası olduğu gibi aynı dünyada fakat bambaşka duyularda ve hislerde olacaksınız. Eski alışkanlıkların, eski sohbetlerin ve bağların artık size hizmet etmediğini gördüğünüzde derin bir yalnızlık hissi gelebilir. Bu yalnızlık, terk edilmişlik değildir; kendi içsel kutsal alanınızla baş başa kalma halidir. Çevrenizdeki dünya aynı kalsa da siz artık o yüksek farkındalığı bedenine, attığınız her adıma ve günlük yaşamınızın sade anlarına indiren bir taşıyıcıya dönüşürsünüz. Bu süreç hep yalnız kalacağınız anlamına gelmez; size yeni sizi tanımanız, yargısızlığın ve şefkatin içinde derinleşmeniz ve ihtiyacınız olan ruhsal bağları yeniden kurmanız için açılmış bir alandır. Burada keşif arzusuyla, neyin yeni size hizmet ettiğini bulma ve yaşamınıza alma konusunda adımlar atarsanız, yaşamınız eskisinden çok daha besleyici, köklü ve güçlü bir hale dönüşecektir.
Uyanmak her şeyi bir anda çözmüş olmak demek değildir. Uyanmak artık iradeyi ele almak, seçimlerinle kendi gerçekliğini yarattığını fark edip kabul edebilmektir. Kurban bilincine karşı bir adım geri gitmektir, egonun "ben artık uyandım" tuzağına düşmeden, her an henüz uykuda olan parçalarını şefkatle bulup dönüştürmeye niyetle yol yürümektir.
Yorumlar